.jpg)
--------------------risk---------------------------
I
Ben, "İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok," diye yazacaktım, yazamadım; "Duanın Sırrı" aklımı çeldi. Dünya çapındaki bir matematikçi olan Prof. Martin Gardner'ın (21 Ekim 1914 - 22 Mayıs 2010) geçtiğimiz aylarda öldüğünü öğrendim.
Belirsizlik teorisi, nükleer fiziğin temel yasalarından biriymiş ve anlaşıldığına göre Atom çekirdeğinde beliren fiziksel olayların zamanlaması bilinemezmiş. Bu teoriye göre, maddenin temel ünitesindeki, özündeki olayların ardı sıra dengelenmesi, kavranamayan bir irade kudretiyle sağlanırmış. Bu nedenle de Martin Gardner, 'kalpten dualarınız'ın, ilâhî kudret indinde kabul görmesi halinde, kadere yansıyacağını vurgulamış.
İnsanlar asırlardır çevremizdeki doğal olayları veya canlı mahlukattan yansıyan bazı etkileri güç kabul ederek, bunları kaderlerini etkileyen kuvvetler olarak görmüşlerdir. Peygamberlerin uzun uğraşlarından sonra ALLAH'tan başka hiçbir gücün devamlılığının olmadığına inanılmış ve ALLAH'tan başka bir güce bağlanan ümitlerin de boş olduğu anlaşılmıştır.
Aşağıda yazdığım görüşler ise, Alev Alatlı'nın ürünlerinden ("Hayır! Diyebilmeli İnsan") alınmış, içime işleyen satırlardır:
"20. yüzyılın... egemen ideolojileri... / Birkaç yıl içinde Rusya'yı ve insanlığı ezecek olan kolektivist despotluğun kısırlığını ve zulmünü... / 20. yüzyılın 'büyük savaşlar, iç çekişmeler ve ihtilâller yüzyılı' olacağını... / ...Örneğin, 'egoist bireycilik' yasalarımıza ve davranışlarımıza gün geçtikçe daha belirgin bir şekilde yerleşmektedir... / ...güçsüzlerin güçlülerin insafına terk edilmesiyle sonuçlanmaktadır. Gerici damgası yemek korkusu, Tanrı'nın planının bütünlüğünü, kutsal doğruların yaşamın her alanında tebliğ edilmesi gereğini unutturmakta,... / ...Benmerkezci ve basiretsiz bir cinsel devrimin peşinde sürüklenen 20. yüzyıl, tarihte misli görülmemiş bir biçimde aleni kabalık ve utanmazlıkla sonuçlanan müsaadekârlığa ulaşmıştır. Dahası, 20.yüzyıl, tarihteki en baskıcı, en kanlı, insan hayatına karşı en saygısız, en merhametsiz yüzyıldır... /
... Dinî duygulara gelince, 20. yüzyıl Doğu'da devlet ateizminin insanlığın büyük bir bölümüne dayatıldığı, dünyevîleşmiş Batı'da hızla yayılan haz düşkünü ve serbestiyetçi ateizmin 'Tanrı'nın
ölümü' şeklindeki ucube fikre kapıldığı bir yüzyıldır..."
Yeni bir asra girdik, ancak, 20. yüzyıl depremlerinin artçı şokları (!) nedeniyle tedirginim, sanırım eskisi gibi olacak. Doğanın da insanlığın da tahribi önlenemeyecek, ilimsel, bilimsel, beyinsel... bu arada hiç anılmayan 'yürek'sellik yok!
Kalp de beyin gibi insan unsurlarının en önemlilerinden biri değil midir?..
